Sahteleri elemek: parfüm dünyası doldurma parfümlerle savaşıyor


Kenzo Flower
PARIS -
Kenzo Flower mı Coco Chanel mi? Fiyatı kırılarak kopyalanmış düzinelerce parfüm arasından istediginizi seçebilirsiniz, Bu, büyümekte olan sahte parfümcülerin sözü – karşılarında ise yasalar var.

Lüks sektörünün diğer üyeleri gibi, parfüm üreticilleri de markalarının imajından gelir sağlayan ve internet üzerinde açıkça en iyi parfümleri kopyaladığını belirten imitasyoncuların saldırısı altındalar.

Perfume Parlour adındaki bir ingiliz internet sitesi, “dükkanlardan alacağınız marka parfümün aynı üst, orta ve temel notalarının” bulunduğu parfüm yağlarını 10’da 1 fiyatına satıyor.

Logosu olmayan marka çantaların sahte ürün pazarındaki yeri küçük ama sahte parfümü alan müşteri elinde doldurma şişeyle gezmediğinden bu ürünleri ayıklamak daha da zorlaşıyor.

Sahteciler markanın şişesi veya logosunu kopyalamak gibi belirgin özelliklerini ihlal etmediği sürece de, parfümcülerin mahkemede haklarını aramak için çok sansı kalmıyor.

Üyelerinin yüzde 90’ının 8 milyar dolarlık dünya sektörünü temsil ettiği Uluslararası Parfüm Derneği’nin baskanı Jean-Pierre Houri,“Herkes bir resmi kopyalamanın suç olduğunda hemfikir fakat birçok yasal sistemde parfüm kopyalamak suç olarak tanınmıyor” diyor.

Sahtecilerden korunmak isteyen parfümcüler, değerli formüllerini sıkıca saklayamaya ve gizliliğe güveniyorlardı.

Teorik olarak parfümcüler, parfüm bileşiminin patentini alabililer ama bunu yapmanın formüllerini ifşa etmek demek olduğunu bilen birçoğu bu seçeneğe pek yanaşmıyor.

Perfume Parlour, gaz-sıvı kromatografi yöntemiyle tasarımcı parfümlerinin kimyasal bileşenlerini bulduktan sonra kendi imitasyon parfüm yağlarını damıttığını söylüyor.

Parfümcülere bakılırsa formüller bedava ve ulaşabilir olsaydı, sahteciler bir kaç küçük değisiklik yaparak kanundan kolayca kaçabilirlerdi.

Müşteri sağlık ve güvenliği adına bugün, parfüm sektörü profesyonelleri formüllerini ifşa etmek için büyük bir baskıyla karşı karşıyalar.

California’da bilgi hakkı adı altında çıkması öngörülen yasaya göre, parfüm sektörü kullandıkları bileşenlerin kesin formüllerini açıklamak zorunda bırakılacaklar.

Kısa zaman içinde dünyanın başka yerlerinde de bu gibi yasaların çıkması bekleniyor.

Houri AFP’ye “Arada kalmış durumdayız, bilgi hakkı akımı gittikçe yayılan sosyal bir trend ama üretimlerimizi korumak istiyorsak gizliliğe ihtiyacımız var” diye açıklamada bulundu.

Geçtiğimiz günlerde IFRA şirketi dünya çapındaki üyeleri tarafından kullanılan yaklaşık 3000 parfüm maddesinin listesini yayınladı. Sektör şimdilik bu rakamdan fazlasını açıklamaya sıcak bakmıyor.

“Kokular hikayeler gibidir”


Lüks parfüm sektörü tehlikede olabilir ama aynı sorunlar parfümün endüstriyel kullanıcıları olan ve pazarın yüzde 75’ini oluşturan şampuan ve çamaşır tozu üreticilerini de tehdit ediyor.

İngiliz parfümcü ve pazarlama danışmanı Allan McRitchie “Bu entelektüel serveti korumak için elimizden gelen herşeyi yapmalıyız” diyor.

“Şu anda parfüm dağıtım teknolojileri, yeni içerik maddeleri veya anti bakteriyel özellikler gibi yan faydaları için mahkeme davası hazırlayabilirsiniz” diye açıklayan McRitchie aynı zamanda birçok parfümün bu kategorilere uymadığını söylüyor.

Parfüm dünyasındaki birçok profesyonele göre çözüm, mahkeme ve yetkililere parfümün ürünleriyle ve kokularıyla, telif hakkı korumasına layık bir sanat formu oldugunu kanıtlamak.

Şimdilerde parfüm dünya çevresindeki mahkemelerce sanat değil teknolojik bilgi olarak tanımlanmakta.

Ama IFRA, l’Oréal’in başka bir parfüm üreticisine karşı parfümü sanat eseri olarak gösterdiği dava dosyasını Fransız mahkemesine sundu . Davanın sonucu Aralık ayında belirlenecek.

IFRA işin politik yönü için de girişimlerde bulunuyor; önümüzdeki yıl parlamento üyelerinin konuyu incelemesi adına bu ay Avrupalı bir kanun yapıcısı Paris’te bir üretim laboratuarını gezip, parfüm kreasyonunu yakından inceleyecek.

Koku, kozmetik ve tüketici ürünü markalarının tedarikçisi olan Japon büyügü Takasago International şirketine parfüm üreten Laurence Fanuel “kokular hikayeler gibidir” diye konuştu.

Fanuel yeni bir parfüm üretirken, çiçeklerin, esansların ve kimyasalların kompleks bir iksir içerisinde karışarak zevk, duygu ve hatıra akımını tetiklediğini düşünerek çalışıyor.

Paris bazlı parfümcü, “Eger sanat hisleri heycanlandıran, duyguları tetikleyen ve düşünceleri uyaran bir karışım olarak tanımlanıyorsa, neden parfümcülük bir sanat formu olarak görülmüyor?” diye soruyor.

Fanuel, yeni bir parfüm yaratırken başka sanat formlarından, yemek yaparken çıkan kokulardan, geçmiş deneyimlerinden veya “beklenmedik şeyleri karıştırmaya olan tutkusundan” ilham alıyor.

Parisli parfümcü, parfüm ve diğer sanat formları arasında gördüğü ilişkiye örnek olarak “imza” parfüm yaratırken yaşanan doz aşımı ile filmlerdeki ışık tekniklerinde veya renklerdeki doz aşımınının benzerliğinden bahsediyor.

“Eger parfümün sanat olduğunu söylerseniz, onu diğer sanat eserlerini koruduğunuz gibi koruyabilirsiniz.”

Güneş Uysalefe

Copyright © 2014 FashionMag.com Tüm Hakları saklıdır